
Bursa'da yaşayıp İskender'i hayatından çıkaran bir beslenme planı uzun yaşamaz. Bunu diyetisyeninize baştan söyleyin. Amaç bu yemekleri yasaklamak değil, ne zaman ve nasıl yiyeceğinizi önceden kararlaştırmak. Plansız yenen bir İskender ertesi günü de bozar; planlı yenen bir İskender sadece bir öğündür.
Bu sayfada Bursa mutfağının ağır ve tatlı tarafını tek tek ele alıyoruz. Miktar ya da kalori yazmıyoruz; onlar sizin ihtiyacınıza göre diyetisyeninizin işi. Burada anlattığımız, o konuşmaya neyle gideceğiniz.
Yasak listesi yerine takvim
Diyetisyenle ilk görüşmede yasak listesi yapmak yerine bir takvim konuşun. Hangi yemek sizin için vazgeçilmez? Ne sıklıkla yiyorsunuz? Kimlerle, hangi durumda?
Bursa'da bu yemekler çoğu zaman bir olaya bağlı. Cumartesi çarşıya inince İskender, misafir gelince kestane şekeri, pazar kahvaltısında fırından Cantık. Olayı biliyorsanız yemeği de planlayabilirsiniz.
Pratik bir yöntem: bir hafta boyunca yediğiniz yerel yemekleri gün ve saatiyle not edin. Diyetisyeninize bu listeyi götürün. Neyin plana gireceğini, ne sıklıkla gireceğini birlikte belirlersiniz.
Listeyi tutarken dürüst olun. "Arada bir" dediğiniz İskender'in aslında her cumartesi yendiğini, misafirden kalan kestane şekeri kutusunun bir haftada bittiğini kâğıtta görmek, diyetisyene gerçek bir başlangıç noktası verir.
İskender
İskender'in yapısı belli: pide dilimleri, üstünde döner, domates sosu, masada dökülen kızgın tereyağı, yanında yoğurt. Ağırlığı da bu katmanlardan geliyor. Her katman ayrı bir karar noktası.
Diyetisyeninizle konuşabileceğiniz birkaç şey:
- Porsiyonu sipariş verirken belirleyin. Masada karar vermek tabak önünüze geldikten sonra zordur.
- Tereyağını masada dökülürken durdurabilirsiniz. Garsona "az olsun" demek yeterli.
- Yoğurdu bırakmayın. Tabağı dengeleyen kısım çoğu zaman o.
- İskender'in olduğu gün diğer öğünleri hafif tutun. Bunu sabahtan bilirseniz kahvaltıyı ve akşamı ona göre ayarlarsınız.
- Yanında içeceğinizi de seçin. Ayran ile şekerli gazoz aynı şey değil.
İskender'i öğle yemeği olarak yerseniz akşam yürüyüşü ya da hafif bir akşam yemeği daha kolay planlanır. Akşam geç saatte yenen ağır bir tabak, özellikle sabah erkenden işe gidecekseniz, ertesi günü de yorar. Bu tercihi kendi gününüze göre yapın.
Pideli köfte ve İnegöl köftesi
Pideli köfte İskender'in akrabası sayılır: pide, köfte, domates sosu, tereyağı, yoğurt. İskender için söylediklerimiz burada da geçerli. Tereyağının miktarı ve pidenin ne kadarını yediğiniz tabağı belirler.
İnegöl köftesi ise çoğu zaman ızgara gelir ve yanında ne olduğu tabağı değiştirir. Söğüş, salata, piyaz gibi bir yan isteyip ekmeği bir dilimle sınırlamak, aynı köfteyi çok farklı bir öğüne dönüştürür.
İnegöl'de yaşıyorsanız köfte haftalık hayatın içinde olabilir. Bunu diyetisyeninize söyleyin. Hiç yemeyecek gibi davranıp sonra yemekten iyidir.
Cantık ve hamur işleri
Cantık, Bursa'ya özgü kıymalı bir hamur işi. Sabah fırından sıcak alınır, çayla kahvaltıda yenir. Pide, börek ve poğaça da Bursa kahvaltısında sık görülür.
Hamur işi kahvaltının asıl sorunu, sofrada başka bir şeyin olmamasıdır. Domates, salatalık, peynir, zeytin, yumurta gibi şeyleri masaya koymak ve hamur işini tabağa bir kez almak işi değiştirir.
Pazar kahvaltısı sizin için aile zamanıysa bunu plandan çıkarmayın. Diyetisyeninize "pazar sabahı Cantık var" deyin, haftanın geri kalanını buna göre kurun.

Kestane şekeri ve tatlılar
Kestane şekeri Bursa'nın simgelerinden biri. Kutu kutu hediye edilir, misafire ikram edilir, evde dolapta bekler. Sorun da burada. Kutu açıkken çayın yanında bir tane daha almak çok kolay.
Birkaç pratik yol:
- Hediye gelen kutuyu açtığınız gün paylaştırın. Evde bütün bir kutu durmasın.
- Kestane şekerini çayın yanında değil, ayrı bir an olarak yiyin. Oturup bir tane yemek, ayakta geçerken üç tane almaktan farklıdır.
- Misafirlikte ikram geldiyse bir tane alıp bırakmak kaba sayılmaz.
Kemalpaşa tatlısı, şerbetli tatlılar ve bayram sofraları da aynı mantıkla planlanabilir. Bayram ya da düğün gibi günleri baştan takvime yazın. O günü "plansız gün" değil, planın parçası olarak görün.
Diyabetiniz varsa ya da kan şekeriyle ilgili bir sorununuz varsa tatlıyla ilgili kararları hekiminiz ve diyetisyeninizle birlikte verin. Bu sayfadaki notlar genel bilgidir.
Evde pişirirken
Pideli köfteyi ve İskender usulü tabağı evde yapan çok aile var. Evde yapmanın iyi yanı, her katmanın kontrolünün sizde olması.
Köfteyi tavada kızartmak yerine fırında ya da ızgarada pişirebilirsiniz. Domates sosunu evde, yağı az tutarak hazırlamak kolay. Tereyağını tencereden tabağa dökmek yerine masaya küçük bir kapta koyun; herkes kendi tabağına istediği kadar alsın. Pideyi tabanın tamamına sermek yerine birkaç dilimle sınırlayın, yanına bol yoğurt ve bir kâse salata koyun.
Bu değişiklikleri diyetisyeninizle konuşun. Kimi aile için tadı değiştirir ve sofrada itiraz çıkarır; o zaman tarifle uğraşmak yerine porsiyon ve yan yemek üzerinden ilerlemek daha kolay olur. Evde yemeği kim pişiriyorsa onun da bu konuşmanın içinde olması işe yarar.
Mevsimin getirdikleri
Bursa yalnızca ağır sofralarıyla bilinmez. Ova ve dağ eteği sebze ve meyve verir. Yazın şeftali, sonbaharda kestane tezgâhlara gelir. Gemlik zeytini kahvaltı sofrasının olağan parçası.
Semt pazarları bu açıdan plana çok iş görür. Pazara giden biri için sebze ağırlıklı bir hafta kurmak kolaydır. Diyetisyeninizle mevsime göre değişen bir plan konuşun; kışın da yazın da aynı listeyi uygulamak zorunda değilsiniz.
Dışarıda ve misafirlikte
Bursa'da misafirlik çoğu zaman yemekle geçer ve ikramı geri çevirmek kolay değildir. Bunu planlamak için birkaç şey:
Misafirliğe tok değil ama aç da gitmeyin. Biraz bir şey yiyip çıkmak sofraya kurt gibi oturmayı engeller.
Tabağınızı kendiniz doldurmaya çalışın. Ev sahibi dolduruyorsa "azar azar alayım, beğenirsem yine alırım" demek çoğu zaman yeterli.
Dışarıda yemek yiyorsanız menüye önceden bakın. Kebapçıda da ızgara, salata ve çorba seçenekleri vardır.
Şehir dışından misafiriniz geldiğinde onu İskender'e götürmek Bursa'da neredeyse bir görgü kuralı. Bu ziyaretleri de takvime yazın. Misafir haftasında her gün bir yerel yemek yemek kolayca alışkanlığa döner; hangi gün neyi yiyeceğinizi baştan seçerseniz misafiri de ağırlamış, planı da korumuş olursunuz.
Hafta sonu Uludağ'a ya da kıyıya çıkıyorsanız yanınıza bir şeyler almak, yol üstünde rastgele bir yerde durmaktan daha kolay bir seçimdir.
Diyetisyeninize ne anlatmalı
İlk görüşmede şunları açıkça söyleyin:
- Hangi yerel yemekler sizin için vazgeçilmez.
- Bunları ne sıklıkla ve hangi durumda yiyorsunuz.
- Evde yemeği kim pişiriyor, sofrayı kim kuruyor.
- Hafta içi yemekhanede mi yiyorsunuz, evde mi.
Bu bilgiler olmadan yazılan plan sizin hayatınıza değil, kâğıdın üstündeki birine göre yazılmış olur. Vardiyalı çalışıyorsanız vardiyalı çalışanlar için beslenme sayfasındaki notları da yanınıza alın. Diyetisyeni nasıl seçeceğinizi henüz bilmiyorsanız doğru diyetisyeni bulmak sayfasından başlayın.